Fransız Savaş Sanatı - Alexis Jenni

Domino Taşlarına Aç Olanlar



   İnsanlar, toplumlar ve milletler niye birbirleriyle savaşıyor? Bu koca Dünya’da birlikte yaşamakta çok mu zorlanıyorlar? Bazıları savaşın ezelden beri var ve gerekli olduğunu savunuyor. Geçmişteki savaşa neden olan olayları sadece durumlarla ilişkilendiriyorlar. Peki ya insanların kendi düşünceleriyle ve iç dünyasıyla ilişkilendirseler ne olurdu? Bu kitap, “Fransız Savaş Sanatı”, savaşlarla ilgili bütün bildiklerinizi size unutturuyor ve savaşa tamamen yeni bir açıyla bakmanızı sağlıyor.

   Bütün savaşların temelleri sosyal yaşamın içinde mayalanıyor. İnsanlar kendi öz çıkarları ve savaşı oyun gibi görmeleri yüzünden, savaşın hayata ve insanlara ne yaptığını göremiyorlar. Savaşı oyun gibi gören kişiler genellikle gücü ve statüyü elinde tutmak isteyen kişiler oluyor. Bu kişiler genellikle bir ülkenin başına geçmek istiyorlar. Bir ülkenin başına geçmek isteyen kişiden ne hayır gelir ki! Gücü elinde tutmak isteyen kişiden ne beklersiniz? Gücü seven kişilere gücü biz ellerimizle veriyoruz. Savaşı biz destekliyoruz bilmeden! İşin içinde insanların hayatını kaybetmesi de olunca, oyun iyice ciddileşmeye başlıyor. Bu insanlar belli ki zor oyunları seviyorlar, insanların ölümüne neden olan oyunları. “Güç asla hiçbir şeyi anlamaz ve onu kullanmış olanlar kendi yenilgilerini melankoliyle seyre dalmışken yeniden başlamanın hayalini kurarlar”(s.52), yazarın dediği gibi güçlü olan sadece oyunu yeniden oynamak ister. Bir başka deyişle, daha çok kargaşa, daha çok ölüm ve daha çok savaş. Hiçbir şey onlara yetmez…

   Şimdi sizce savaşın temel sebebi ne? Niye insanlar savaşır? Savaş kavramının varlığı görünenden de daha derin aslında. Dünya’da gücü elinde tutmaya çalışan insanların oyunu olarak görebiliriz savaşı. Fakat buna sebep olan şey ne peki? Niye insanlar içindeki güç yoksunluğunu dışarıdan doldurmaya çalışıyorlar? Niye içinde güç yoksunluğu yaşayan insanlar Dünya’yı yönetiyor? Eğer çocukluktan zarar görmüş, ezilmiş veya çocukluk travması geçirmişse o kişi, içinde hiçbir şeyin dolduramayacağı bir boşluk oluşur. Bu boşluk o kadar derine işler ki, kişi hayatını içindeki boşluğu doldurmakla geçirir, belli başlı statüler elde etmek için insanlara zarar verir, insanların hakkını elinden alarak üste çıkmaya çalışır veya daha kötüsü bir kurumun veya ülkenin başına geçerek insanları yönetmeye çalışır. Savaşın asıl nedeni Dünya’yı asıl yönetenlerde yatıyor. Durumun ironisini daha net belirtmek için şöyle diyebilirim kısaca: Bütün güce aç olan insanlar Dünya’yı yönetme isteğiyle yanıp tutuşuyorlar, güce sahip olduklarında yine yetmiyor daha fazlasını istiyorlar, savaş çıkartarak kendilerini tatmin etmeye çalışıyorlar. Biz tamamen savaşmaya meyilli kişiler tarafından yönetiliyoruz. Eğer bir yönetim şeklinde böyle insanlar olmasa, toplum içinden rastgele insanlar tarafından yönetilsek, eminim savaş çıkma ihtimali olmazdı.

 
   Savaşın insan ruhunu körelterek, savaşma isteği uyandırdığı kesin. Fakat savaşı dizginlemenin yolları da vardır. Fransız bir yüzbaşı olarak istilalarda görev alan Salagnon, işini diğer rütbeliler gibi benimseyip uygulamıyor. Alexis Jenni bunun sebebini, karakterin görevdeyken kendi öz benliğini korumak için resim yapmasıyla açıklıyor. Böylelikle Salagnon savaşın o eğlenceli oyunundan kendini sakınmayı başarıyor. Resim yapmak ruhu temizler, kendimizle iletişim kurmamızı destekleyerek, insani duygularımızı bize hatırlatır. Gücü elinde tutmaya çalışan insanların doğal ilacıdır resim. Egomuzu bir kenara bırakıp, insani değerlerimizi bu yollarla ortaya çıkarmamız, savaşın en büyük düşmanıdır. Böylelikle, savaş gibi bir ölüm tuzağının, bireyin varoluşsal durumunun yerine geçtiğini söyleyebiliriz. Güce aç olan insanlar kendi varlıklarını kanıtlamak için savaşı araç olarak kullanmaktan çekinmiyorlar.

   Şimdi, savaş niye var? Büyük devletleri savaştıran şey ne? Galiba bu durum bizim savaşı sevmemizden kaynaklanmıyor, bizi yöneten insanların yönetici olup, maalesef güce sahip olma isteğinden kaynaklanıyor. Kendilerini toplum içinde duyurabilmek için, bu domino taşı düzeni içerisinde ses çıkarmaya çalışıyorlar ve bu ses çıkaran taşların kontrolünü ellerine alarak maalesef herkesi etkiliyorlar.